Okullar açılıyoooor! Yüreğim endişeyle pırpır. Kolay değil; zatürreye selam verdik geçen sene; borçlu çıktık.

Her şey geçen sene minik Kaan’ı, ilk kez kreşe yazdırmamızla başladı. Bir arkadaşımdan, Etiler’deki bir kreşe yeni başlayan kızına dair, ilk hafta dolmadan bir not ulaştı. “… bitlendi”. Skandal.

Ağzım açık kaldı. Bu devirde bit mi olurdu? Diyelim ki oldu, şehrin muteber bir semtinde mi olurdu? Derken bu hayretle bir hikâye hazırladım ve anket yaptım: Bit sorunu yaşayan var mı? Oran acayip. 2. fotoda görürsünüz. Ve bir yaşıma daha girdim.

Meğer hemen her eve uğruyormuş! Evet, bu devirde. Okulun özeli, devleti, kalburüstü olanı, olmayanı fark etmez. Her yerdeymiş! Dahası alenen ar meselesi olmuş. Bit: Pislik/kir/pasla eşleşmiş. Herkes bir saklıyor bir utanıyor ki sormayın… Uyguladıkları tedavi veya önleme dair her ulaşan DM, “aman n’olur ismimi silin” şeklinde olunca ve günler sonra da mesaj gelmeye devam edince korktum. Hemen öncül önlemlere bakayım istedim. Yaptım evde karınca kararınca bir şeyler.

Bakterilerin antibiyotiklere direnç sağlaması gibi; böcekler de kullandığımız böcek kovucu ilaçlara karşı direnç kazanmış. Bitlenme vakaları çoğalıp kurtulma süreleri uzadı deniyor. Hem öncesinde korunmak hem de bit bir kere geldiyse neler yapılmalı hakkında, okyanus ötesi otacımız Buket Hnm’ın harika bir yazısı var, buradan okuyabilirsiniz. Yapımı çok basit yağ harmanları anlatıyor, şampuana eklenebilecek türden; hiç değilse tıbbi lavanta yine en başta.

Çocukken bitlenmeyenimiz var mı bilmem. Ben sıramı savdım ilkokulda. Daha çok 3-10 yaş kız çocuklarında olurmuş. 🤷 Buklelere atlıyorlarsa demek.

Biz neler yaptık? Lavanta yağı ve çay ağacı yağını suyla karıştırıp sprey şişesine koyduk ve okula giderken saça, yakaya sıktık. 20şer damla iki yağdan da ekledim ve 250 ml kadar su. Bence kokusu hoş değil ama korusun yeter. Kendime de sıktım uzun süreli okul nöbetlerimden ötürü.

Yine sezon başında aldığım Flyaway sprey vardı, arada onu da miniğe kullandım. Geçen sene başımız hastalıktan kurtulmadı; ama neyse ki bit gelmedi, darısı bu seneye umarım.

Sevgili Buket KAPTAN’ın yazısı burada. 🎈 Unutmayalım: Biti kınayanın bit kadar aklı yoktur. 🎈

Bunlar olurken Avrupa ve Amerika’daki takipçilerimden, okul idarelerince gönderilen bilgilendirme e-posta ve broşür içerikleri geldi. Sömürgeci Vahşi Batı’nın makul tarafları da yok değil hani. 🧐🙄 Öyle “normal” ve sakin karşılanmış ki birkaçını Türkçe’ye çevirip bizim okullara dağıtasım geldi. Kulaktan kulağa oynamak yerine gayet usturuplu şekilde aileleri uyarmış ve yapılması gerekenleri anlatmışlar.

Dedim ki kimse dile getiremiyor; nasılsa var burada Instagram’ın bir Aykırı’sı; yine yazayım da çantalara koyalım birer sprey. Yakaya saça sıkalım.

Muhtemelen yoruma da “biz de bitlendik” yazan olmayacak ya neyse…

Deride yama testi yapmayı unutmayın lütfen kullanmadan evvel! Doktoruna da çıtlatın.

Bitlenmediniz demek, harika, peki tamam, sizin atınız beyaz olsun. Herkese bitsiz bir sezon dilerim.

Unutmayalım: Bitlenmek gayet normaldir ve yüksek sesle konuşulmalıdır. 🙂🍀 Bite gülenin/kınayanın bit kadar aklı yoktur. Çok istiyorsak biti değil “biti kanlananı” kınayalım. Gözünü sevdiğim deyimler. 🌝

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here