Bu yazının konusu ne kadar çok ve çeşitli kimyasala maruz kaldığımız ve “detoks”un ne olduğu değil. Çünkü o benim uzmanlığım değil. Gıda, hava kirliliği, plastik, mobilya, duvar boyası, pişirme ve saklama kapları, halı, elektronik aletler (EMF demedim henüz), kişisel bakım ürünleri, içtiğimiz su, ilaçlar… Detoks afili mevzu. (Ne diyor Dr. Carnahan? Juice cleanses and powerful liver detoxes can backfire; because they deprive your body of nutrients or place overwhelming stress on detox pathways.) Sebze/meyve suyu ve güçlü karaciğer detoksları geri tepebilir; çünkü vücudunuzu besinlerden mahrum eder veya detoks yolaklarına aşırı stres yükler. Yo yo! Konumuz bu değil. Bu topa girmem.

Farz edin ki karaciğerimiz, mutfaktaki çöp öğütücü: Toksinleri al ve çöz. Paketle. Safra kanalına it. İnce bağırsağa yönlendir ve “tata” olarak tuvalete yolla. E peki kireç gibiyse tata rengi? Kahverengi veren öd; dolayısıyla karaciğer görevini yapamıyorsa? Orada bir şeyler birikmişse… Uzun okumayı sevenler buyursunlar.

Uzun zamandır iz peşindeyim. “Sizden öte, benden ziyade” bir @vitamingiller.hq var ki farkındalığım sayesinde arttı. Hemen bir hint yağı (castor oil) siparişi verdim; henüz elime geçmedi; o ara okumalarımı yaptım ve anlatmaya başlıyorum.

Castor deyince, konu cilt/saç bakımı da değil. Bambaşka! Ama lütfen önce söz verin: Doktorunuza “mutlaka” danışarak ilerleyin; Merih yaptı biz de yapalım olmasın kolay yoldan. Hatta yüksek sesle tekrarlayın lütfen: MERİH BİZE TAVSİYE VERMEZ, VEREMEZ.

Konumuz karaciğer ve castor yani hint yağı! Hep detoks detoks duyuyoruz, havalarda uçuşuyor da bu öyle 2 sebze suyu ve birkaç takviye ile olacak iş değil. Hem o esnada ortaya çıkan toksik yük, paşa paşa uygun adım bağırsaktan gidiveriyor mu sanırSUZ? Deli-fişek dolanıyor ve genellikle bir yerlerde tıkanıyor olmasın? Uzun hikâye. Bağlayıcı Madde (Binder) kelimesini aklınızda tutun lütfen. Tekrar bu noktaya geleceğim.

Vücudumuzda, kurtçuk ve parazitlerin varlığı malum. Google “vitamingiller parazit” yazarsanız aklınıza gelmeyen semptom ve hastalıklar yanı sıra çözüm önerilerinin de derlendiği çok güzel bir yazı var. Ben hint yağına neden merak saldım; kimde, ne deneyeceğim ona geliyorum.

Elbette öncelikle minik Kaan (4 yaş). Hiç istemediğimiz ilaçlarla, beklenmedik rahatsızlıklarla yoruldu geçen seneden bugüne. Aklımıza gelmeyen başımıza geldi. Minicik karaciğeri biliyorum ki çok yorgun. Dışa çıkık/şiş göbek + sürekli şekerli şeyler yeme isteği (meyve/kek gibi unlu mamuller/makarna vs) + göz altlarında karartı + uykuda oradan oraya kendini atma + gece çoklu kereler uyanma (genellikle 2’den sonra) + kırılgan veya kızgın dalgalı ruh hali + obsesyon + can sıkıntısı + eklem ağrısı + bilhassa gece diş gıcırdatma + son dönemlerde üst üste bronşit, zatürre başlangıcı (!) vb ciğer mukoza hassasiyeti görülmesi. Bunlar benim dikkatimi çekenler.

Bir de yetişkin boyutu var: Her gün büyük tuvalete çıkaMAma (-ki ideali günde 2 kez), kabız, kuru cilt – egzama – ürtiker vb cilt sorunları – anal kaşıntı – adet öncesi sendromu – erkeklerde iktidarsızlık – kandida – fibromiyalji – kas ağrıları – zihin bulanıklığı – unutkanlık – kilo alamama veya verememe – ayaklarda terleme – uyku bozukluğu… Keseyim; zira liste uzun.

Elbette altta bambaşka sebepler de yatabilir ama vücutta; karaciğer (ve safra) görev listesi de ÇOK geniş ve söz konusu olan günümüzde maruz kaldığımız toksik yük ise, her kapının oraya çıkması tesadüf değil. Beslenme, uyku ve durumunuza (klinik tablonuza) özel DİĞER öneriler cepte… Ben karaciğer sargısından söz edeceğim.

Castor (hint) yağı; Undecylenic asit & Rincinoleic asitten oluşuyor. Ünlü bir laksatif; yani kabız önleyici/bağırsak boşaltıcı.

Ayurvedik terapide de kullanılan “hint yağı”, binlerce sene öncesinde bile Mısır’da baş tacıymış. Lenfatik sistem desteği ve uygulandığı organda kan akışını hızlandıran etkisi ile vücudun doğal detoks destekçisi diye anlatılıyor. Adet dönemi öncesi kasık bölgesine (yumurtalık üzeri) uygulama, konumuz dışı ip ucu olsun; dileyen araştırır.

Sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri & ağrı ve enflamasyonu azaltan etkisi yanı sıra, bağışıklık sistemi güçlendiricisi//lenfatik drenaj yardımcısı//karaciğer ve sindirim sistemi sağ kolu olarak nitelendiriliyor okuduğum çoğu kaynakta. Zayıflamış bir lenfatik sistem; toksinleri, atıkları, bakteri ve asalakları yığarak kendini çıkmaza sokuyor; biz de kozmetik çözümlerle uğraşır oluyoruz. Egzama mı var? Acaba ne sürsek? Oysa sürmeyelim, kulak verelim. Bedenimiz bizi uyarmakla görevini yapıyor.

Hint Yağı (Castor Oil) Nasıl Seçilir?

· Soğuk sıkım

· Heksan (hexane) içermeyen

· 100% pestisit içermeyen & organik

· Hibrit olmayan

· Koruyucu ve katkı içermeyen

· Rafine edilmemiş

· Deodorize edilmemiş

Hint Yağı İle Karaciğer Sargısı Nasıl Yapılır?

Biz yatmadan evvel yapmak istiyoruz; çünkü gece yarısı karaciğer aktif. (23:00-01:00 arası safra, 01:00-03:00 arası karaciğer) Gündüz de olur ama tercihim gece. (Ayrıca gündüz ne kendim için vakit bulabilirim ne oğlumu sabit yatar halde tutabilirim.) Sağ kaburga altından kasıklara kadar olan bölgeyi; önde göbek deliğine ve bir o kadar da arkaya denk gelecek genişlikte yağlayıp sıcacık duracak şekilde sarıp miniği öyle yatıracağım kısmetse. (Karnın bütünü, bağırsak hattı da dahil edilebilir.) Hatta uykuya daldıktan sonra ılık bir sıcak su torbası götürüp hafifçe karaciğer tarafına yaslanabilir 45-50 dk kadar. Kendime de aynı şekilde denemek niyetim.

Hatta şu da aklımda: Geçenlerde bir yazıda, epsom tuzu ile ayak banyosundan söz etmiştim. Hint yağı ile karaciğer sarma işlemi yapacağımız gece, yatmadan evvel epsom tuzu ile ayak banyosu yaptırarak MAGNEZYUM desteği ve vücudu boşaltıma teşvik etmek de öncül destek olabilir.

Mide ve bağırsaklara da destek olacak bu karaciğer sargısı. Beklenen o ki sıklıkla kabız olan çocuğu // kendinizi, sabah ilk iş tuvalete giderken göreceksiniz. Gün içinde enerji yüksek ve zihin berrak olacak. İlk gün değil belki ama üst üste 3 gün sebat edip yapıldığında etkisini izleyin, sabahı bekleyin deniyor.

Hint Yağı Keseleri (Castor Oil Packs):

Okuduğum kullanımlarda ya doğrudan bu şekilde hafif masajla sürülüyor ya da tülbent gibi veya yünlü beze damlaMAyacak ama ıslanacak kadar dökülerek bu yağlı bez deriye yapıştırılıyor, üzerine plastik ince örtü/streç film serilip yine üzerine ılık bir sıcak su torbası//ısı kaynağı ve en üste havlu koyularak yapılıyor. 50-60 dk tutulması öneriliyor. Haftada ÜST ÜSTE en az 3 gün, optimumda 1 ay öneriliyor.

“Haftada 3 gün üst üste yapın, 4 gün ara verin ve sonraki hafta yine devam, 1 ay boyunca” diyordu okuduğum kaynaklar; ama pekala kişi, gün aşırı uygulayarak gözlemleyerek temkinli de ilerleyebilir. Haftada 2 veya 3 gün. 1 çorba/tatlı kaşığı kadar yağı sürüp öyle uyutup veya uyuyup izleyebiliriz.

Yani başlangıç noktanız önemli: Neden yapıyoruz? Ağır bir kabız mı söz konusu? Bağırsaklar patojen ve asalak mı dolu? O zaman epsom ile de önden destekleyip haftada istediğiniz seyreklikte bir önden deneme yapabilirsimiz, önce kendinize.

Fikir: Bilhassa çocuklarda, gece uykuya dalmada güçlük çekenlerde, ayak tabanlarına incecik sürüp çorapla yatmalarını sağlarsak bunun da çocukların çok daha rahat, derin ve kesintisiz uyumalarına yardımcı olacağından söz ediliyor. Karna sarmaya üşendiniz, ama dolunaya da yaklaşıyorsunuz; biliyorsunuz uykunun bölüneceğini, rüyaların tuhaflaşacağını, birkaç gün önceden ayaklara hafif hint yağı sürerseniz çok daha rahat geçiriyorsunuz dolunay (*) dönemlerini…Bu kısım, kendinde ve çocuğunda deneyen arkadaşımdan özel not. Test edildi. Bense henüz yağımızı hevesle bekliyorum.

Dolunay ve Uyku İlişkisi

* Kerri Rivera’nın, Otizm Olarak Bilinen Belirtilerden Kurtulmak isimli kitabından alıntıdır:

Dikkat!

Uygulamadan evvel ciltte hassasiyet olup olmadığı test edilmeli. Bilek içinde küçük bir bölgeye sürülerek bakılmalı örneğin. Adet döneminde, aktif enfeksiyonu olanlarda, hamile ve emzirenlerde (illa ki!), ülser-kolit-hemoroit-divertikülit sorunu olanlarda, kronik cilt problemleri olanlarda doktora danışmadan kullanım ÖNERİLMİYOR.

Gelelim bağlayıcı madde (binder) konusuna:

Hani yukarıda bahsetmiştim, tamam toksinler atılıyor da nerelere çarpa çarpa gidiyor, savruluyor, kanda salınıp duruyor? İşte bağlayıcı bu noktada devreye giriyor. Çok duyduğumuz chlorella, aktif karbon (activated charcoal), kil, pektin (evet; elma ve erikten hatırlarız), silica bağlayıcı ajanlara popüler örnekler.

Ben vaktiyle akut zehirlenmelerde (eşimin midesi dışarıda yemekten sık sık bozulur, serumluk olur) vb çabuk toparlasın diye aktif karbon almıştım. Bildiğiniz kömür tozunu, tablete doldurmuşlar gibi düşünün. Odun veya hindistancevizi kabuğu, gözenekli bir mangal kömürüne dönüşecek şekilde ısıtılarak hazırlanıyor. Böylece o gözeneklere, toksinler doluyor. Buna aDsorption deniyor; yani kimyasallar o gözeneklere tutunup takılıyor. (ABsorption ise farklı; emme, yutma, ıslanma içeriyor.) Bu kömür tozu, vücut tarafından emilemiyor, dolayısıyla gastrointestinal sistemi geçip istenmeyen toksinleri de süpürüp gidiyor.

Lakin yine dikkat! Bağlayıcılar, besin emilimini engeller mi?

Bir iddia şu ki, bu bağlayıcılar, özellikle aktif karbon geniş spektrumludur ve herşeyi süpürür. Yani evet toksinleri; ama vitamin ve mineralleri de. O sebeple en iyi tüketim zamanı; sabah boş mideye veya yatmadan evvel yine boş mideye, en az 2 saat evvel yemiş olmak kaydıyla deniyor. Her gün alınacak ürünler değiller.

Öte yandan bunun doğru olmadığını, yapılan araştırmaların halen yetersiz olduğunu iddia edenler var; mesela koyunlarla yapılan bir çalışmada tam tersi sonuç elde edildiği görülmüş. Ayrıca, “toksinler ağırlıklı olarak pozitif olarak yüklüdür; yani negatif yüklü bağlayıcılar, toksinleri kendilerine kolayca çeker” deniyor.

Biz güvenli tarafta kalalım: Aldığımız gıda, ilaç veya takviyeden 1 saat evvel veya 2 saat sonra bağlayıcı almak öneriliyor. Gece yatarken de …

Bağlayıcı içmeden sararsak olmaz mı? Haftada birkaç gün, 50 dklık sürelerle temkinli ilerlenirse yokluğu bizi üzmez ise de düzenli yapılacaksa olursa iyi olur. Okuduğum çoğu kaynakta bağlayıcıdan söz edilmiyordu dahi. Bebeklere gaz masajı tarif edilen çoğu yerde yine hint yağına denk geldim. Hem zaten siz doktorunuza danışacaksınız. 🙂

Bebeklerde güvenli mi? Karın masajı olarak öneren çoğu kaynak var. Kabız çözücü olarak içme konusunda ise 6 yaş altına çekimser bakan kaynaklar da var. İçirmeyi düşünmüyorum.

Yan etkiler: Berrak zihin, daha az ağrı, daha çok enerji, rahat sindirim olarak ifade ediliyor. 🙂 Aşırı bağırsak hareketi, sersemlik hali, tansiyon düşüklüğü mümkün.

Peki Masaj?

3 dakikalık bir masaj da var; ancak ben ilk yardımcı sertifikam olmasına rağmen çocuğumda denemek istemedim. Bası kuvvetini ayarlayamayabilirim. Yağı nazikçe sürmek kafi.

KİMDEN DUYDUM? Link mink?

Castor Oil Pack diye aratırsanız pek çok uygulama videosu bulabilirsiniz. Dr. Reddish, Dr. Klinghardt (otizm ve lyme için bilhassa masajı da yağı da önerenlerden “Autism Protocol Support”), Dr Motha, Dr. Jockers, Dr. Amy Derksen bilgi ve video bulabileceğiniz doktorlardan sadece birkaçı. Yüzdeki yaşlanma karşıtı etkilerinden de söz edeyim isterdim, ama ondan evvel denemem gerekenler var. Siz de bir bakın bakalım; dışkı yeterince koyu değilse, göz altları karaltılı ve çökükse, gece yarısı aynı saatte uyanıyor ve uyku bozukluğu varsa, kabız ve şişkinlik çoksa, ciltte pütür pütür haller veya kaşıntı eğilimi varsa, safra göz kırpıyor ve karaciğer el kaldırıyor olabilir. Denedikten sonra güzel haberlerimizi de yazmak dileğiyle esen kalın. Bilen, deneyen, kullanan, yorumunu ve deneyimini paylaşırsa ne güzel olur.

Bu fotoğraf drjockers.com sitesinden alınmıştır.

2 YORUMLAR

  1. Merhaba keyifle okudum bircok semptomu kizimla bende yasiyoruz ozellikle uykusuzluk ve kabiz son 1 haftadir diski rengi nde degisim olmsads kabarti ve kasintilar olmaya nasladi ce bende bu durumu karacigre baglamistim en kisa surede once kendimde sonra kizimda dr a danisarak uygulanak istiyorum.Yagi nereden temin edebiliriz ve aktif karbon eczanede satilan tabletler uygunmudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here